Halk arasında adet görme, regl olma, ay başı gibi tanımlamalar kullanılan mensturasyon; yetişkin her kadının menopoz ve premenopoz dönemlerine dek her ay yaşadıkları biyolojik bir olaydır. Östrojen ve progesteron hormonlarının yumurtalıklardaki üretiminin duraksaması ve rahim iç tabakasının dökülmesi olarak da tanımlanan adet kanamalarında bazı kadınlarda düzensiz şekilde ilerleyebilmektedir. 

Düzenli Adet (Mensturasyon) Nedir?

Adet düzensizliğini ayrıntılı şekilde inceleyebilmek için normal adet döngüsünü anlamak gerekmektedir. Normal düzen 24 ila 35 gündür. Bu düzen kanamanın olduğu ve kanamanın olmadığı günker olarak ayrıştırmak gerekmektedir. Kadınların bazılarının adet döngülerinde ve miktarlarında birtakım düzensizlikler ve aksamalar yaşanabilmektedir. Bu düzensizliklerin her birinin farklı nedenleri olabilmekte ve ayrıntılı bir şekilde araştırmaları gerekmektedir. 

Gebeliğin oluşmadığı her ay; hormonların düzenlenmesi ile birlikte rahim iç duvarı kendisini bir sonraki dönem için yenilemekte ve bu kanamaya yol açmaktadır. Günümüzde birçok kadın 5 ila  gün kanama yaşamakta ve kanamaya ek olarak ağrı, şişkinlik, dikkat dağınıklığı gibi farklı semptomlar da yaşamaktadır. Normal sayılabilecek regl dönemi semptomları şu şekilde sıralanabilmektedir;

-  Baş ağrısı

- Depresif hal

- Sırt ağrısı

- Bel ağrısı

- Şişkinlik

- Sivilce ve akne oluşumu

- Kramlar

- Bağırsaklarda düzensizlikler

- Memede hassasiyet

- Ödem

Bu semptomlar her kadında farklı şekilde ve şiddette yaşanmaktadır. Bunun sebebi ise her insanın farklı hormonal dengesinin olması ve birtakım vitamin ve mineral eksiklikleridir. Özellikle magnezyum ve çinko mineralleri ile A ile B vitaminlerinin eksiklikleri adet dönemi semptomlarının şiddetli bir şekilde yaşanmasına neden olmaktadır. 

Adet Düzensizliği Nedir?

Adet düzensizliği adet gecikmesinden farklıdır. Farklı nedenler ile (hormonal değişimler, stres, hava değişikliği) adet gecikmesi yaşanabilmektedir. Bir sonraki dönemde ise bu durum düzene girmektedir. Ancak adet düzensizliği mutlaka araştırılması gereken ve tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Aksi halde; ciddi birtakım hastalıklar açığa çıkabilmekte ve bebek sahibi olmanın önüne geçebilmektedir. Rahim yumurtalık, Hipotalamus bölgesi ve Hipofiz bezinin birlikte ve düzenli çalışması düzenli adet döngüsünü oluşturmaktadır. 

Adet düzensizliği ise tıp literatüründe Menstürel siklus bozukluğu olarak tanımlanmakta ve farklı çeşitleri bulunmaktadır. Bunlar şu şekilde sıralanabilmektedir;

- Ovulasyon kanaması: iki adet dönemi arasında oluşan kanamadır.

- Metroraji: Düzensiz aralıklar ile oluşan kanamalardır.

- Menoraji: Adet kanamasının süresinin uzun olmasıdır.

- Hipermenore: Normal sürede ancak fazla kanama oluşmasıdır. 

- Hipomenore: Adet kanamasının az olmasıdır. 

- Polimenore: 21 günden az aralıklar ile kanama oluşmasıdır.

- Oligamenore: 35 günden daha uzun süren kanamadır. 

Adet düzensizliği yaşayan kadınların mutlaka ertelemeden bir doktora başvurmaları gerekmektedir. Öyle ki adet düzensizliğinin ilk belirtisi adet gecikmesi ve bu durumda da ilk akla gelen durum gebeliktir. Bu nedenle gerekli önlemlerin alınması amacı ile de bir uzman değerlendirmesi gerekmektedir. 

Adet Düzensizliğin Nedenleri Nelerdir?

 Adet düzensizliğinin nedenleri her kadında farklı olabilmektedir. Bu durumda gerekli test ve muayenelerin yapılması gerekmektedir. Adet düzensizliğinin nedenleri genel olarak şu şekilde sıralanabilmektedir;

- Hormonal dengesizlikler

- Tiroid hormon bozuklukları

- Doğumsal rahim anomalileri

- Rahimde kist ve myom oluşumları

- Yumurtalık kistleri

Adet düzensizliğinin tedavisi nedenine bağlı olarak planlanmaktadır. Bu nedenle çeşitli kan testleri ve fizik muayene sonucunda nedenleri saptanmakta ve gerekli ilaç tedavileri uygulanmaktadır.